Taboo 2 – Aile İçi Ensest Vintage Film Türkçe Altyazılı

Juliet Anderson’ın yer aldığı ve Kay Parker’ın Barbara rolüyle devam ettiği Taboo II, 1982 yapımı bu klasik yapımda aile içi tabuların daha da karmaşıklaştığı, yasak ilişkilerin zincirleme yayıldığı ateşli bir hikâyeyi anlatıyordu. Hikâyenin merkezinde, en yakın arkadaşı Paul’ün kendi annesi Barbara ile yaşadığı yasak ilişkiyi keşfeden genç Mike vardı. Bu keşif, Mike’ın zihninde derin bir merak ve arzu uyandırıyordu. Mike, kendi ailesine, özellikle de kız kardeşi Sherry’ye (ya da Shirley) farklı gözlerle bakmaya başlamıştı.

Sherry, genç, taze ve masum görünüşlü bir genç kadındı; uzun saçları, diri vücudu, küçük ama şekilli göğüsleri ve o genç kız cazibesiyle abisinin dikkatini çekiyordu. Başta abisinin yaklaşımlarına direnen Sherry, zamanla kendi içinde uyanan yasak arzuya teslim oluyordu. İkisi arasında başlayan duygusal ve cinsel yakınlaşma hızla ilerliyor, kardeşler arasında etik dışı bir ilişki doğuyordu. Gizli buluşmalar, dokunuşlar, öpüşmeler ve sonunda tam anlamıyla cinsel birleşmelerle dolu bu ilişki, anneleri Barbara tarafından tesadüfen keşfediliyordu.

Barbara (Kay Parker), olgun güzelliğinin doruğunda, kırklı yaşlarının başında, iri ve ağır göğüsleri, geniş kalçaları, yumuşak teni ve o anaç seksi duruşuyla hâlâ evin en çekici figürüydü. Kendi oğlu Paul ile yaşadığı tabu ilişki sonrası duygusal olarak hassaslaşmışken, şimdi de diğer oğlu Mike ile kızı Sherry’nin arasında yaşananları görünce şok oluyor, öfke, kıskançlık ve yeniden uyanan arzular arasında kalıyordu. Juliet Anderson’ın canlandırdığı karakter ise bu aile dramında deneyimli, özgür ruhlu bir kadın olarak Barbara’ya destek oluyor, swinger geçmişinden gelen tecrübesiyle olaylara farklı bir bakış açısı katıyordu.

Mike’ın Paul’ün annesiyle ilişkisini öğrenmesi her şeyi tetiklemişti. Artık evde dolaşırken kız kardeşinin kısa eteklerini, dar tişörtlerini, banyodan yeni çıkmış ıslak saçlarını ve genç vücudunun kıvrımlarını başka türlü görüyordu. Sherry başlangıçta “Bu çok yanlış” dese de abisinin dokunuşları karşısında bedeni ihanet ediyordu. Göğüs uçları sertleşiyor, bacaklarının arası ıslanıyordu. Kardeşler gizlice bir araya geliyor, önce öpüşmelerle başlayan yakınlaşmaları yavaş yavaş daha cesur hale geliyordu. Mike’ın elleri kız kardeşinin diri göğüslerini okşuyor, Sherry de abisinin sertleşen organını hissederek heyecanlanıyordu.

İlişki ilerledikçe evin içinde riskli anlar artıyordu. Kardeşler koridorda, salonda veya kendi odalarında hızlı ve tutkulu birliktelikler yaşıyordu. Sherry’nin genç vajinası abisinin penisiyle dolduğunda attığı inlemeler, Mike’ın ritmik hareketleri ve ikisinin de yasak olmanın verdiği ekstra heyecanla karışık orgazmları unutulmaz sahneler yaratıyordu. Ancak bu ilişki uzun süre gizli kalamadı. Anneleri Barbara bir gün onları yakaladı. Barbara’nın şoku büyüktü; kendi tabu deneyimiyle yüzleşirken aynı anda kızının da aynı yola girdiğini görmek onu hem öfkelendiriyor hem de garip bir şekilde tahrik ediyordu.

Juliet Anderson’ın rolü, bu karmaşık aile yapısında deneyimli bir figür olarak öne çıkıyordu. Özgür cinsellik anlayışıyla Barbara’ya akıl veriyor, gençlerin bu merakını anlayışla karşılamaya çalışıyordu. Film, aile üyeleri arasındaki duygusal ve cinsel gerilimi derinlemesine işliyor, tabuların nasıl zincirleme yayıldığını gösteriyordu. Barbara’nın olgun bedeniyle Mike’ın genç heyecanı, Sherry’nin masumiyetiyle uyanan arzusu ve Juliet Anderson’ın karakterinin özgür ruhu bir araya gelince ortaya çok katmanlı bir tabu hikâyesi çıkıyordu.

Barbara, oğullarından birinin kendiyle, diğer oğlunun da kızıyla yaşadığı ilişkileri görünce kendi geçmişini sorguluyordu. Göğüsleri hâlâ ağır ve davetkar, kalçaları hâlâ kıvrımlıydı. Kendi yaşadıklarını hatırlarken parmakları istemeden bacaklarının arasına gidiyordu. Aile içi bu yasak ağ giderek genişliyor, herkesin arzuları birbirine dolanıyordu. Sherry’nin abisiyle yaşadığı tutkulu anlar, Mike’ın kız kardeşinin genç vücudunu keşfetmesi, Barbara’nın hem şahit hem de katılımcı olma potansiyeliyle dolu sahneler film boyunca yoğun bir erotizm yaratıyordu.

Taboo II, sadece cinsellik üzerinden değil, aile bağlarının karmaşıklığı, kıskançlık, suçluluk ve bastırılamayan arzu üzerinden de güçlü bir hikâye anlatıyordu. Juliet Anderson’ın deneyimli duruşu, Kay Parker’ın olgun cazibesi ve genç karakterlerin taze enerjisi birleşince ortaya unutulmaz bir klasik çıkmıştı. Sherry’nin abisiyle ilk tam birleşmesinde yaşadığı karışık duygular (utanç + zevk), Barbara’nın onları yakaladığı andaki şok ifadesi ve sonrasında gelişen yeni dinamikler izleyiciyi derinden etkiliyordu.

Bu filmde kadın karakterler özellikle güçlüydü. Barbara’nın olgun vücudu yılların tecrübesiyle daha da baştan çıkarıcı hale gelmişken, Sherry’nin genç ve sıkı bedeni masumiyetle seksiği bir arada sunuyordu. Juliet Anderson’ın karakteri ise bu tabular dünyasında özgür bir rehber gibiydi. Aile içindeki ilişkiler derinleştikçe suçluluk duygusu artsa da kimse tamamen vazgeçemiyordu. Herkes kendi arzusunun esiri haline gelmişti.

Yorum Yap

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*